Amerikan rüyasının ne zaman, nasıl, neden bittiğinin hikayesi

Amerikan rüyasının ne zaman, nasıl, neden bittiğinin hikâyesi: Kral için Hologram.

 

Hakkında söylenecek çok şey var ama kısa yolu seçelim; “Amerikan rüyası”nın ne zaman, nasıl, neden bittiğinin hikâyesi bu. Aynı zamanda, bugün o yalan rüyayı, dünyanın başka yerlerinde (meselâ Arap çöllerinde) nasıl bir şekilde yeniden uyguladıklarının anlatısı. Biraz Amerikan işi, çünkü Eggers var karşımızda, ironik, sivri, kimi zaman ucu açık! Ama vahşi kapitalizmin kısa ve özet anlatısı. İcat olduğu ilk günden beri dünyayı çekip çeviren paranın yarattığı, yalan rüyanın meşhur “dişlilerin arasında” kalan adam gözünden anlatımı bu. Efsanevi bir Amerikan şirketinin batmasında etkin rol oynayan basiretsiz, babası karşısında mağlup, hayatındaki kadınlar karşısında beceriksiz bir kaybeden Alan Clay. Eski ekolden bir “pazarlama” uzmanı! Ancak devir değişmiştir ve koca bir ulusu var eden Amerikan rüyasının bir başka ve çağdaş versiyonunu, kendi topraklarında uygulamak isteyen Kral Abdullah’ı ikna etmek zorundadır! Hem de bir hologram marifetiyle! Alan Clay’in günlerce Kral Abdullah’ı beklerken (Godot mu dediniz?) yaşadıkları, hatırladıkları ve bir holograma dönen hayatının etkileyici anlatımı. Okuduktan sonra üstüne uzun uzun düşünülecek bir roman!

Doğa, Batıya Karşı

Nisan 13, 2015

Tanrıya İnanmıyorum Ama Bir Güç Var

Nisan 13, 2015