Bir ‘Çokbilmiş Özne’ Olarak İnsanın Kitabını Yazmak

Bir ‘Çokbilmiş Özne’ Olarak İnsanın Kitabını Yazmak  (Sabah)

Bir ‘çokbilmiş özne’ olarak insanın kitabını yazmak

18 Temmuz 2008

Akademisyen, yazar, müzisyen ve eleştirmen Bülent Somay’ın yeni kitabı Çokbilmiş Özne, yazarın Metis Yayınları’nca basılan dördüncü çalışması. Kapak deseni olarak kitabı oluşturan makaleler, 1999 ve 2008 yılları arasında üretilmiş. Bu yazıların en eskisi, Defter dergisinin 37. sayısında yayınlanmış. Kitabın en sonundaki ‘Radikal İkirciklilik Üzerine’ ve ‘Madunların Küstahlığı’ başlıklı makaleler hiç yayınlanmamış. Ayrıca, kitaptaki ilk iki yazı da yeni ve henüz basılmamış. Kitabın en ilgi çekici kısımlarından biri de, Somay’ın ‘Bilmediğini Bilmeyen Özne’ başlıklı giriş yazısı. Somay bu yazıda, yakın geçmişte üniversitelerdeki türban/ başörtüsü özgürlüğü üzerine açılan imza kampanyasına niçin destek verdiğini ve bu desteğe gerek kurum içi, gerekse kurum dışından nasıl tepkiler aldığının ayrıntılı ve soğukkanlı, rasyonel bir analizini yapma fırsatını elde etmiş: “Yalnızca yalnızca tek bir e-posta aldım bu konuda. ‘Arkadaşım’ diyemeyeceğim, eskiden sosyalist olduğunu sandığım bir tanışımdan (adı bende saklı). Kibarca, faşistler ve şeriatçılarla ittifak yaptığımı ima ediyor, en azından ‘özgürlük’ adına gericilerin oyununa gelmek gibi bir saflık yaptığımı söylüyordu. Üşenmedim, bir cevap yazdım; bu kitabın ilk bölümünde de ayrıntısıyla tartıştığım gibi, ‘türbanı-başörtüsünü savunmak’ ile ‘türban-başörtüsü hakkını savunmanın’ farkını anlatmaya çalıştım. Cevap daha da ağır oldu: “Sen bir liberalsin.” Kitabın Ek kısmında yer alan yazının başlığı da, ayrıca (içeriği kadar) ilginç: ‘Bir Topluiğnenin Başında Kaç Devrimci Fail Dans Edebilir?’ Somay, bu yeni kitabıyla, bireysel aydınlanma yolunun ayrıntılı bir haritasını okurunun aklına tutuşturmuş. Evrim Altuğ

***
Geçmişe özlem, orta yaş krizi veya sadece heyecan arayışı insana neler yaptırabilir? 70’li yılların hippi çiftlerinden Mac ve Lottie’ye evlerini sattırıp, dünyayı gezme hevesine sokabilir. Eskiden sırtlarında çantayla aynı şeyi yapıyorlardı. Ama artık bunu daha konforlu bir şekilde, en azından lüks otellerde kalarak yapmak isterler. Bunun için de çocuklarını büyüttükleri kocaman evlerini satma fikri, onlara iyi bir çözüm gibi gelir. Tabii çocukları bu fikri pek sevmez. Çünkü onlar da artık birer yetişkindir ve bu eve ihtiyaçları vardır… Bir miras olarak veya sadece yaşamak için… Ece Koçal Bir Hayalin Peşinde Judy Astley, Çeviren: Berna Yılmazcan, Doğan Kitap, 305s., 13 YTL.

Italo Calvino, İtalya’nın diğer bölgelerinden oldukça farklı, küçük bir kentte, San Remo’da büyüdü. Anne- babası, o zamanın İtalyası için alışılmadık tiplerdi; sosyalist, özgür düşünüşlü birer bilim adamıydılar. Calvino’nun ilk kez Türkçeye çevrilen San Giovanni Yolu kitabı, kitabı oluşturan beş anlatının kişisel özelliği göz önünde bulundurularak, aile çevresini ve tarihsel bağlamı daha iyi anlamanız için yazarın kendi yaşamından kesitler sunduğu bir metniyle sunuluyor. 1923-85 yılları arasında yaşayan Calvino’nun kelimelerle kurduğu yakın ilişkiyi daha yakından tanımak isteyenlere önerilir… EK San Giovanni Yolu Italo Calvino, Çeviren: Kemal Atakay, Yapı Kredi Yayınları, 93 s., 5 YTL.

1952 Havana doğumlu Mayra Montero’nun kitabı, doğduğu şehirde geçiyor. Genç gazeteci Joaquin Porrata’dan hayvanat bahçesinden kaçan, sonra da ölü bulunan suaygırı hakkında bir haber hazırlaması istenir. Kahramanımız bir süre sonra, olayın bir mafya liderinin New York’ta cinayete kurban gitmesiyle bağlantılı olduğunu keşfeder. Bu da artık hayatının güvende olmacağı anlamına gelmektedir. New York Times Book Review‘da kitapla ilgili olarak “Yakın tarih, büyülü gerçeklik ve polisiye türüyle muhteşem bir ustalıkla harmanlanmış,” yorumu yapılıyor… EK Almendra Eşliğinde Dans Mayra Montero, Çeviren: Özlem Yüksel, Doğan Kitap, 208 s., 12 YTL.

Çalışan annelerin en önemli sorunu çocuğuna her sabah işe gitmek zorunda olduğunu anlatmak. Her sabah yaşanan bu dram, birçok kadını iş hayatından kopardı. Anne İş’te kitabı bu sıkıntıyı yaşayan kadınlara doğru iletişim kurmanın yollarını öneriyor. Çalışan annelerin çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmesi konusunda ipuçları veren kitap, çocukları anlamak konusunda da önemli fikirler veriyor. Müjgân Halis Anne İş’te Sabiha Paktuna Keskin, Boyut Yayın Grubu, 120 s., 6,90 YTL.

Dünyanın en çok satan yazarlarından biri olan ve ülkemizde de çok sevilen Maeve Binchy, Leylak Zamanı adlı romanıyla bir kez daha tutkunu olan okuyucularıyla buluşuyor. 1990 tarihli aynı adlı bir TV filmine de uyarlanan Leylak Zamanı, adını her Cuma akşamı hiç değişmeyen yedi yolcusunu hafta sonlarını geçirmek üzere Dublin’den bir taşra kasabası olan Rathdoon’a taşıyan leylak rengi otobüsten alıyor. Romanın başlıca karakterlerini ise bu yedi yolcunun yanı sıra otobüs şoförü oluşturuyor. Birbirlerini yıllardır tanıyor olsalar da hayatlarında neler olup bittiğine dair gerçek bir fikirleri olmayan sekiz kişi… Örneğin görünürde zengin bir doktor kızı olan aslında duyulsa bir skandala yol açacak şekilde, evli bir erkeğe aşık olan genç bir kadın… Ya da sırrını dışarıya belli etmemek için çabalayan bir gay ve hatta bir hırsız… Sıradan hayatlar ve gündelik yaşamın ardındaki büyüleyici hikâyeleri bulup anlatmasıyla tanınan Maeve Binchy, bu sekiz karakterin birbirinden bağımsız özel hikâyesini kendi adlarını taşıyan sekiz bölümde anlatıyor. Her biri kendi sırrını taşıyan ve içlerinde fırtınalar kopan bu sekiz karakter, birbirlerine yalnızca otobüs aracılığıyla bağlanıyor görünürde. Her gün otobüsün yan koltuğunda gördüğümüz ve tanıdığımızı sandığımız insanlar hakkında aslında ne kadar az fikre sahip olduğumuzu da kanıtlayan Leylak Zamanı, okuyucuyu bir kez daha Binchy’nin sıcacık hikâye üslubuyla buluşturuyor. AT Leylak Zamanı Maeve Binchy, Çeviren: Bilge Erkut, Doğan Kitap, 176 s., 9 YTL

Ülkemizde ironi çok iyi anlaşılan bir söz sanatı değil. Öyle ki, Hrant Dink gibi hünerli ve söz sanatlarına hakim bir yazarın “damarlarımızdaki pis Türk kanından” bahsederken aslında bunun tam tersini söylemek istediğini koca mahkeme heyetleri dahi anlayamamış, benzer biçimde bu konularda bilgisiz gazetecilerin pompalamasıyla da Dink’e karşı bir nefret kampanyası düzenlenmiş ve bu değerli yazar öldürülmüştü. Yeditepe Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümünde öğretim üyesi olan Oğuz Cebeci’nin İngiliz edebiyatında çok önemli ve hatta kimi dönemlerde başat edebi yaklaşım olan ironi, parodi, satir gibi komik edebi türlerin tarihsel kökenlerini ve Türk edebiyatında yansımalarını incelediği bu çok önemli çalışması, Oğuz Atay ve Ahmet Hamdi Tanpınar gibi önde gelen Türk romancılarına bakışınızı da netleştirecek. Cebeci’ye göre daha önce Türk edebiyat eleştirmenleri bir edebi tür olarak satir konusunu es geçmiş ve komik türlerin Türk yazarları tarafından nasıl uygulandığı da önemsenmemiş. İşte bu boşluğu doldurduğu için bu kitap fazlasıyla önemli. Hem belki espriye ve edebiyata kafaları pek basmayan katiller de bulundukları hapishanede bu eserden nasiplenebilir. Kaya Genç Komik Edebi Türler Oğuz Cebeci, İthaki, 397 s., 10 YTL

Geçen yılın Nobel Barış Ödülü sahibi, eski ABD Başkan Yardımcısı, demokrat politikacı ve küresel aktivist Al Gore’un Tükenen Dünya adlı kitabı, Siren Yayınları tarafından Nurşan Üstüntaş’ın Türkçesiyle okurlara sunuldu. Orijinal adı Earth in the Balance – Ecology and the Human Spirit (Dengedeki Dünya – Ekoloji ve İnsan Ruhu) olan kitabın sahibi Gore’un hazırladığı Uygunsuz Gerçek (An Inconvenient Truth) adlı 2006 tarihli belgesel de kendi dalında en iyi belgesel Oscar ödülünü kazanmıştı. Al Gore’un 1984’te hayata veda eden kız kardeşi Nancy LaFon Gore Hunger’a ithaf ettiği kitap, üç ana bölüm ve 15 alt başlıktan oluşuyor. Gore kitabında fizik, sosyoloji ve coğrafya gibi disiplinlere özgü ayrıntılı harita, resim ve şemalardan da faydalanmış. Eski Başkan Yardımcısı, 450 sayfaya yaklaşan çalışmasının finalini ise kendi tabiriyle bir tür ‘Küresel Marshall Planı’nı devreye sokma çağrısı ile noktalıyor. Küresel ısınma ile küresel demografik geçiş arasındaki bağı ortaya koyacak bu devasa stratejinin amaçları, Gore’un anlayışına göre üç ana noktada birleşiyor. Gore kitabında “Demografik geçişin henüz gerçekleşmediği toplumlara odaklanmış, okuryazarlık oranlarının yükseltilmesinde işlevsel olan programlara kaynak tahsis edilmesi gerektiğini” (s.382), “bebek ölümlerini azaltacak ve çocukların sağlıklı yaşamalarını sağlayacak etkili programların geliştirilmesi” çağrısını ve “doğum kontrol araç ve tekniklerinin toplumların kültürlerine uygun kullanma talimatlarıyla birlikte yaygınlaştırılmasının güvence altına alınmasını” öneriyor. Al Gore Tükenen Dünya sayfaları arasında ayrıca ABD’nin rolüne ve küresel yeni ekonomi formülünü de kamuoyuna sunuyor. EA Tükenen Dünya Al Gore, Siren Yayınları, 447 s., 20 YTL

Sözümüz özellikle, ‘aşk’ lafını duyar duymaz kaçacak yer arayan, ağır romantizmden tiksintiyle kaçan okuyucuya olacak. Sakın bunu da üstünden buram buram romantizm akan klişe bir kitap sanmayın. Çünkü tam tersine, karşınızda son derece orijinal bir proje duruyor. Üç Harfli Kelime: Aşk, Joshua Knelman ve Rosalind Porter tarafından aralarında Ursula K. Le Guin ve Margaret Atwood gibi isimlerin de yer aldığı çağdaş 40 büyük yazara ısmarlanan ve her biri bambaşka bir yaratıcılık içeren aşk mektuplarından oluşuyor. Gerçek bir yaratıcılık eseri olan bu özel koleksiyondaki mektupların kimi e-posta kimi de klasik mektup formatında yazılmış. Mektuplarda yer yer acı ve kalp kırıklığı etkileri görülse de, çoğunlukla ironik ve komik yaklaşımlardan oluşuyor. Örneğin Jonathan Lethem Mars’ın dünyaya olan aşkını dile getirdiği bir mektuba imza atıyor, Ursula K. Le Guin tarihi bir aşkın sözcüklerini canlandırıyor. Sex and The City The Movie‘de Mr Big, Carrie’nin kalbini yeniden çalmak için tarihi kişiliklerin aşk mektuplarından yaptığı alıntıları her gün e-postalar ile göndermişti. Siz de kitaba ister sevgilinizin kalbini çalmak için ilham kaynağı, ister günümüzün önemli yazarlarının katkıda bulunduğu bir edebi yaratıcılık projesi olarak yaklaşın; sonuçta sözcükleri ustaca kullanmanın yarattığı küçük harikalara şahit olmaktan, büyük zevk alacaksınız. Ayşe Tanrıyar Üç Harfli Kelime: Aşk Joshua Knelman ve Rosalind Porter, Çeviren: Sıla Okur, Siren Yayınları, 240 s., 10 YTL

Siz de yalnızca Woody Allen adını duyduğunuzda bile gülümsemeden edemeyenlerdenseniz, ellerinizi sevinçle çırpın ve Tanrı size bu güzel mucizeyi yaşattığı için ona şükredin! Çünkü Allen’ın kısa mizah öykülerinden oluşan bir kitabı daha yayınlandı. Allen’ın kitabına dair daha tuhaf bir giriş nasıl yapılırdı bilemiyorum ama bildiğim bir şey varsa eğer o da bir Allen hayranı olsanız da olmasanız da Yan Etkiler‘den çok keyif alacağınız. Kitapta yer alan kimi öyküler 1970’lerin sonunda The New Yorker‘da yayımlanmış ve bazıları artık bir klasik olmuş olsa da (Needleman’ı Anarken ve Kugelmass Olayı gibi), Bir Hırsızın İtirafları gibi yepyeni öyküler de var. Eleştirmenlerce ‘çok komik ama daha öncekiler kadar değil!’ diye nitelendirilse de, pardon ama elinizde bir Woody Allen kitabı tutuyorsunuz! Yani Woody Allen bizzat kendi sözleriyle size şu kadarını söyleyebilirim: “Özetlemek gerekirse, geleceğin büyük fırsatlar barındırdığı kesin. Ayrıca tuzakları da var. Önemli olan, tuzaklardan kaçınmak, fırsatları yakalamak ve akşam trafiğine kalmadan eve dönmek.” AT Yan Etkiler Woody Allen, Çeviren: Sıla Okur, Siren Yayınları, 184 s., 13 YTL

Woody Allen'dan Yan Etkiler

Mayıs 5, 2012

İnsanın Zaafları

Mayıs 5, 2012

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir