Birlikte Yaşamanın Yolları

33,00  24,75 


Fransa’da küçük bir şehir, yetenekli çocuklarla dolu bir ev ve asla eskimeyen bir soru: Nasıl Yaşamalı? Camille Bordas, Birlikte Yaşamanın Yolları’nda her biri birbirinden zeki, her biri birbirinden yetenekli fertlerden oluşan bir ailenin yaşamını ele alıyor. Burada dış dünyaya açılan tüm pencereler kütüphaneden geçiyor; kardeşler günlerini senfoniler besteleyerek, tezler yazarak, bunalıma girdiklerinde ya da eğlence istediklerinde tuğla gibi kitaplara sarılarak geçiriyor.

Birlikte Yaşamanın Yolları, ailenin en genç ve belki de en ‘sıradan’ bireyine; Isidore’a odaklanıyor. Isidore, zekâ küpü kardeşlerinin arasında büyürken hayatın esprili ve dokunaklı sayfalarını naif bir biçimde aralıyor, sorularına yanıtlar arıyor. Kitaplarda yazmayan gerçeklere, duyumsadığımız ama anlatamadığımız şeylere ve bilimsel tezlerle masaya yatırılamayan duygulara dair bir roman bu; ağırbaşlı bir biçimde iddialı ve akıllardan kolay kolay silinmeyecek bir roman. Camille Bordas, Birlikte Yaşamanın Yolları’nda insanı illa ki örseleyen bir dünyada sağlam kalma mucizesini ustalıkla anlatıyor.

“Salinger’ın yarattığı Glass ailesi Fransa’ya yerleşse dahi böyle eğlenceli ve insancıl, böyle inceden inceye felsefi bir hikâye yazılamazdı. Bordas’ın romanı insanı büyülüyor.” – Zadie Smith

“Camille Bordas çok kıymetli bir yeni ses.” – George Saunders

Stokta

Stok kodu: 9786055903787 Kategoriler: Etiketler:

Açıklama

Birlikte Yaşamanın Yolları

Kahverengi süet kanepemizde kahverengi, koyuca bir leke vardı. Elimle yana ittirdiğimde neredeyse görünmez oluyordu. Gözlerimi kısarsam orada olduğunu unutabilirdim ama sonra, aksi yöne ittirdiğimde yine belirirdi, anımsadığımdan da koyu halde, sanki onu yeni beslemişim gibi.

Leke hakkında herkesin farklı bir hikâyesi vardı. Bebekken, banyodan sonra annemin beni sarıp sarmaladığı havlulardan kurtulup oraya işediğimi söylerdi Simone. “Doğruca gittin, kanepenin kolçağına tırmanıp ayağa kalktın, bir santimlik pipini tuttun ve nişan aldın,” diyordu. “Ben şahidim, Aurore ve Jeremie de öyle. Nereden estiğini anlayamadık Dory. Sanki görev üzerindeydin.”

Aslında anlatılanlar bana hiç uymuyordu. Bir kere, bunun için almış olmam gereken kararların tümü (oturma odasının soğuk parkeleri üzerinde çırılçıplak, hem de yalınayak koşmak, herkesin önünde pipimi tutmak, kanepeye işemek) annemin kurallarını çiğnediğim anlamına geliyordu. Bir de Simone’un sözcük tercihleri vardı tabii: doğruca gitmişim, nişan almışım, görev üzerindeymişim. Onun hikâyesi inanması en güç olanıydı. Aurore ve Jeremie de destek çıkmazdı zaten anlattıklarına.

Lekeyle ilgili diğer hikâyeler abla ve abilerimi sırasıyla itham ederdi: kahve lekesi (Berenice), oje (Aurore), sperm (Jeremie), domates sosu (Leonard), muhtelif (Simone). Her ne ise annemin kanepeyi uygun olmayan bir temizlik malzemesiyle temizleme çabaları sonucunda daha da beter olmuştu. Aslında hikâyelerden biri de başlangıçta leke falan olmadığı, temizlik hırsına kapılan annemizin kanepeye yepyeni bir parlaklık kazandırma arzusuyla yanlış bir şeyler sıkıp döşemeyi berbat ettiği varsayımına dayanıyordu.

Kanepedeki leke içime dert oluyordu. Olup biteni fark eden sadece benmişim gibi hissettiriyordu beni, umursayan sadece benmişim gibi. “Lekeyi neden kafana takıyorsun?” diye sormuştu annem bir keresinde, fakat ben, benden başka kimsenin onu kafaya takmamasını anlayamıyordum.

Ailemi seviyordum sanırım. Başka aile tanımamama ve tam manasıyla emin olamamama rağmen onlar iyi, düzgün insanlardı. Yine de şuursuzlardı biraz. Kendi zihinlerinde kaybolup giderlerdi. Başkalarının farkında değillerdi – aile dışından hiç kimsenin farkında değillerdi, hatta bazen benim bile.

Anlatılan hikâyeler lekenin en az dokuz yıllık olduğunda birleşiyordu. Lekeli bir kanepeyle yaşamak için uzun bir süreydi bu bence. Fakir değildik.

Künye

Boyut

13,50×19,50

Sayfa Sayısı

296

Çeviren

Betül Cevahircioğlu

Özgün Ad

How to Behave in a Crowd

Yazar

Camille Bordas

Seri

Zamanın Ruhu