Edebiyat ve Kıyaslama

“Kıyaslamaları fazla dikkate almıyorum. Wes Anderson’ın sinemasını pek bilmiyorum, gördüğüm kadarıyla benzer bir konuyu ele almış dahi olsak bunları işleme biçimlerimiz benzemiyor, estetik anlayışlarımız oldukça farklı. Salinger’a gelecek olursak, utanarak söylüyorum ama Franny ve Zooey olsun, Glass ailesi öyküleri olsun, bunları romanı yazmadan önce okumamıştım. Sonradan okuduğum bu eserleri çok sevdim, hatta Franny ve Zooey en sevdiğim kitapların arasına girmiş olabilir… Bu kıyaslamaların bir ağırlığı olduğuna ikna olsam mutlu olurdum ama bunlara pek itibar etmiyorum. Bu gibi kıyaslamalar eleştirmenler için daha çok: yeni kitapları kategorize ederken eskilerden yola çıkarak bir bağlama oturtuyorlar. Bir itirazım yok benim bu duruma, ama hayal kırıklığına yol açmasından çekiniyorum. Bu sıra Amerika’da pek çok genç yazar Thomas Bernhard’la kıyaslanıyor mesela, ben de büyük bir Bernhard hayranıyım, her seferinde buna düşüp bahis konusu kitapları heyecanla okuyor, sonrasında da aradaki bağlantıyı görmekte zorlanıyorum. Kimseyi yanlış yönlendirmek istemem: Ben Wes Anderson ya da JD Salinger değilim. Bu isimlerin işledikleriyle benzer şeyler benim de ilgimi çekmiş olabilir, fakat bunları ele alma biçimlerimiz apayrı.”

(Birlikte Yaşamanın Yolları‘nın yazarı Camille Bordas, K24 söyleşisinde edebiyatta kıyaslamaları zarif bir biçimde reddediyor.)

Savaşın gerçek mağdurları: Anneler

Ekim 30, 2019

Mutfak

Ekim 30, 2019