Testere

Birilerini ürkütmüştür bu kitap, ürkütecektir de! 

Yengeç Dönencesi

Bir soru sormak istiyorum önce. Testere metin, diye bir şey var mıdır edebiyatta? Öyle roman, hikâye, şiir diye tür ayrımı yapmadan, Beat, Gerçeküstü vb. akımlara bağlamadan saf metin üzerinden soruyorum bunu. Her paragrafını, cümlesini okuduğunuzda “hatır hatır” ileri giden, bir diğer paragrafa geçtiğinizde “hatır hatır” geri gelen. Bu ileri geri gidişlerde yerinde sayıyor gibi görünüp inebileceği kadar derinlere inen bir testere metin! Yengeç Dönencesi’ni başka türlü anlatmaya imkân yok sanırım. Muhammed Ali’nin dövüşmesi gibi yazıyor Henry Miller Yengeç Dönencesi’nde. Kelebek gibi uçuşuyor Paris sokaklarında, arı gibi sokuyor otel odalarında. Fahişelerin sapına kadar fahişe olduğu, aylakların gerçekten aylak olduğu insanları anlatıyor. Öyle macera olsun diye “yola” çıkan Püriten Amerikalıları, en asabi bohemleri tekme tokat dövebilecek kahramanlar bunlar. Harbi adamlar, afili fahişeler bunlar. Birbirlerine çok sıkı bağlı oldukları kadar, ilk fırsatta paketleyip memleketine gönderecek tipler. Tekinsizler. Vaktinde neden yasaklandığını tahmin edebiliyor insan! Birilerini ürkütmüştür bu kitap, ürkütecektir de! Henry Miller’in Yengeç Dönencesi bağıran değil, sürekli ekolanan bir sese sahip. Testere etkisi biraz da buradan geliyor. Avi Pardo’nun etkileyici çevirisiyle, okumak boynunuzun borcu.

Bir restoranda yemek yiyorsan ve masanın karşısında oturan adam çatalını senin değil de kendi tabağındakini yemeği yemek için kullanıyorsa şükran duy!

Ekim 5, 2012

Istırap

Ekim 5, 2012