Yeraltı Sakinleri

20,00  15,00 


Başlangıçta dostluk vardı; ortak hazların, ortak heyecanların kaynağı… Sonra edebiyat, sonra şiir, sonra sanat, sonra geceler, sonra arayış, sonra hezeyan. Hep ama hep aşk vardı, objesi olsun olmasın, oradan oraya savrulmalar, dostlardan alınan ilham, bebop tınılarının ritmi. Başında da sonunda da coşku vardı; yaşamın yakıtı, varlığın sebebi.

San Francisco’nun yeraltı sakinleri yaşamın kıyısında, tüm o cazın tam ortasındaydılar, gece ya da gündüz, daima, sokaklarda, aydınlıkta, karanlıkta ve pek tabii yatak odalarında, yaşamın özünü kavramanın peşinde… Mardou diye bir kadın vardı; sonra yalnızlık ve aşk, hayallerin inşası ve yıkımı, yaşamın sarsıcı fakat olağan döngüsü.

Edebiyatın yaşamdan beslenmesi gerektiğini savunan Kerouac, Ginsberg’den Burroughs’a nice Beat figürünün uğradığı Yeraltı Sakinleri’ni üç gün üç gecede, adeta nefes nefese yazdı, ama en baştan başlamak, hakikati salıvermek gerek şimdi… Gerçeği yanan bir ateş gibi diri, yüreğin sesini dürüst kılmak gerek.

Bu hikâye aşka ve yaşama dair, esrimelerin ya da yanılsamaların en güzeli.

Stokta

Stok kodu: 9786055903848 Kategoriler: Etiketler: ,

Açıklama

Yeraltı Sakinleri

Bir zamanlar gençtim ve ne yöne gideceğimi çok daha iyi bilir, herhangi bir konuda huzursuz bir zekâyla, berraklıkla ve tam da şu anda yaptığım gibi edebi girizgâhlar olmadan konuşabilirdim; diyeceğim o ki, bu, özgüvensiz bir adamın öyküsü, aynı zamanda bir egomanyağın, patavatsız sözcüğü haliyle kifayetsiz kalır—en baştan başlamak, salıvermek hakikati, süzülsündışarıya, işte bunu yapacağım—. Ilık bir yaz gecesi başladı—ah, o, yanında Julien Alexander, bir arabanın tamponunda oturuyordu, Julien Alexander da… ben en iyisi San Francisco’nun yeraltı sakinlerinin tarihinden başlayayım…

Julien Alexander yeraltı sakinlerinin meleği, yeraltı sakinleriyse şair dostum Adam Moorad’ın icadı bir terim, bir keresinde şöyle demişti Adam, “Janti değil afililer, klişeye kaçmaksızın kafalı, zehir gibi entelektüeller, üstelik Pound hakkında her şeyi biliyor ama ne özentiye meylediyor ne de bu konuda kafa ütülüyorlar, çok sessizler, İsavariler.” Julien kesinlikle İsavari.

Larry O’Hara’yla yürüyordum, San Francisco’da geçirdiğim dönemlerden içki arkadaşımdır Larry, kendimi içkiye vurduğum o uzun, huzursuz, deli zamanlarımdan, içerdim, hatta dostlardan öylesine “cana yakın” bir süreklilikle içki otlanırdım ki artık kimse bu durumu umursamaz ya da, o gençlik günlerimde, besbeter bir otlakçılığa sardırmakta olduğumu veya düpedüz sardırdığımı belirtmek zahmetine katlanmazdı, durumun farkındaydılar elbette, ne var ki benden hoşlanırlardı ve Sam bu konuda şöyle derdi, “Herkes sendeki gaz için geliyor sana oğlum, gaz istasyonu gibisin” ya da o manaya gelecek bir şeyler işte—koca Larry O’Hara daima iyi davranmıştır bana, kitabevinde Balzacvari bir arka odası olan, San Francisco’da yaşayan İrlandalı bir genç işadamıydı Larry, delinin biri, o odada ot tüttürüp muhteşem Basie orkestrasının eski günlerinden ya da muhteşem Chu Berry döneminden konuşurlardı—son zamanlarda daha çok Chu’dan çünkü o, beni tanıdığı için herkesle içlidışlı olmak zorunda kaldığından Chu’yla da içlidışlı olmuştu, ben tabii huzursuz, gelgitler içinde ve kesinlikle tutarlılıktan yoksun—çektiğim acı biraz olsun görünmedi henüz—ya da çektiğim çile—Melekler, mazur görün beni—

Künye

Boyut

13,5×19,5

Sayfa Sayısı

144

Çeviren

Zeynep Demirsü

Özgün Ad

The Subterraneans

Yazar

Jack Kerouac

Seri

Zamanın Ruhu